Makale

MEDYA KRİTİK- Medine'ye hızlı hac yolu

Medine’ye hızlı hac yolu

Milliyet’ten Serpil Yılmaz, kuzey-güney hattı denilen ve Suudi Arabistan’ın Cidde-Medine gibi şehirlerini Ürdün’e bağlayan hızlı demir yolu projesinin ihale aşamasında olduğunu köşesine taşımış. Anlatıldığına göre mezkur projedeki kuzey-güney hattının 600 km.lik daha ziyade hacıların ulaşımını sağlayacak olan kısmının inşasına da Türk şirketleri talip olmuş. Bu proje ile saatte B50 km. hızla giden trenin ibadet amacıyla Medine’ye gelen bütün Müslümanlara hizmet etmesi amaçlanıyor. Ecdadımızın bir asır önce inşa ettiği ve ülkemizi kutsal beldelere bağlayan Hicaz demir yolunu hatırlamamak mümkün mü?
İstanbul’dan Hicaz’a kadar demiryolu inşa eden Osmanlı, o yıllarda büyük bir ulaşım inkılâbına imza atmıştı. Zor şartlarda devrin kısıtlı imkanlarına rağmen büyük fedakârlıklarla döşenen Hicaz demiryolunun banilerindeki öngörü ve ufuk elbette her türlü takdirin üzerindedir. Ne hazindir ki bu müthiş eser kısa bir zaman sonra küçük menfaatler uğruna ve dış mahreçli telkinlere alet olunarak yerli bedevilerce tarümar edilmiş ve döşenen rayların büyük bölümü bir bir sökülmüştü. Bu tarihi hadisenin geniş tetkikine girecek değiliz. Ancak sözü edilen Medine hızlı tren projesinin bizleri heyecanlandırdığını belirtmek istiyoruz. Zira projenin hayata geçirilmesi ecdadın bir asır önce zaruretine inanarak inşa ettiği Hicaz demiryolunun bir bakıma yeniden tahakkuku anlamına gelecektir. Gelişmiş ülkelerin çok uzun zamandır yaygın biçimde kullandığı hızlı tren imkânlarının özellikle kutsal topraklarda Allah’ın misafirlerinin hizmetine sunulması çoktan gerçekleştirilmesi gereken gecikmiş bir hizmettir.
Bir din görevlisi portresi
Din görevlisi birtakım hususiyetleriyle birlikte halkın içinden çıkan, onların hali ile hallenen, sıkıntılarını ve mutluluklarını paylaşan, onları iyiye, güzele, hayra çağıran, zararlı alışkanlıklardan elinden geldiği ve dilinin döndüğü kadarı ile vazgeçirmeye çalışan kimsedir. Bu bağlamda Af- yonkarahisar/Evciler/Gökçek yöresinde din görevlisi olarak hizmet eden Bayram Erkek hayırlı bir hizmette bulunarak beldesinin zararlı alışkanlıklarından biri olan sigara alışkanlığına karşı halkı uyarmış ve bir kampanya başlatarak onları bilinçlendirmiş. Bir tespit yaparak meseleye yaklaşan din görevlimiz beldesinde sigara içen sakinlerin yılda 300 bin ytl bu zararlı alışkanlığa masraf ettiğini ortaya çıkarmış. Hem sağlık hem de paralarından olan hemşehrilerini dünya sigarayı bırakma gününde sigaraya hayır demeye çağırmış. Dört kişiyle başlayan sigarayı bırakma kampanyasında otuz beş gibi bir rakama ulaşmışlar. Bazı insaf dışı tarizlerle din görevlisini olumsuz imajlarla itham edenlere inat hayırlı hizmetlere öncülük eden, çevresine örnek kişilikleri ile rehber olan din görevlilerimiz misyonlarının gereğini ifa etmektedirler.
işaret dili ile hutbe
Toplumun önemli bir bölümünü oluşturan ve sayıları yakla-şık 8.5 milyonu bulan engelli insanlarımızın din hizmetlerinden ve irşad faaliyetlerinden yararlanması en tabii haklarıdır. Başkanlığımız engellilere yönelik birtakım projeler geliştirmekte, sempozyum, panel ve konferanslarla, sesli ve görüntülü dinî yayınlarla onları aydınlatmaya çalışmaktadır. Engellilerin ibadethanelere giriş ve çıkışlarını kolaylaştırıcı tedbirlerin alınması, özellikle işitme engellilerin vaaz ve hutbeleri anlayabileceği işaret dilini bilen
ehil kimselerin hutbe ve vaazları onlara aktarması önemli ve gerekli hususlardandır. Engelli insanlarımıza yönelik bu gibi hizmetlerin sağlanması toplumu din konusunda aydınlatma misyonunun bir gereği olarak algılanmalıdır. Özellikle mahalli uygulamalarda bu hizmetin ifası önem ar- zetmektedir. İstanbul Ataköy’de okunan hutbe ve vaazın işaret dili ile cemaate aynı zamanda aktarılma uygulamasının konu edildiği haber Hürriyet’te fotoğraflı olarak yer almış. Bu uygulamanın diğer camilere de yaygınlaştırılması engellilere din hizmeti verilmesi noktasında anlamlı bir hizmet teşkil edecektir.
Az yemek çok yaşamak
Internet Haber’de ilginç bir araştırmaya yer verilmiş. Bu araştırma beslenme -aşırı gıda alımı- diyet üçgeninde git geller yaşayan günümüz insanını yakından ilgilendiren bir nitelik taşıyor. A.B.D./Lousiana’daki Biyomedi- kal Araştırma Merkezi’ne bağlı uzmanların yürüttüğü çalışmaya göre, günlük kalorisini yarı yarıya azaltanların yaşamı, yarı ömürleri kadar uzuyor.
Bununla birlikte uzmanlar, kanser, kalp ve felç gibi hastalıklara karşı da oldukça etkin bir koruma sağlayan ’minimum kalori’ diyetlerinde, gıdalardaki besleyici unsurlardan kesinlikle mahrum kalınmaması gerektiğini de vurguluyorlar.
Az kalori .aliminin ömrü uzatıp uzatmayacağını bir tarafa bırakırsak az yemenin insana çok yararı olduğunda kuşku yoktur. Ne hazin bir gerçektir ki alemde bir kısım insanlar çok yemekten, bir kısmı da yiyecek bulamamaktan dolayı büyük sıkıntılar yaşamakta. En güzeli de belki çoğunluk tarafından ihmal edilen peygamberi sünnete uyarak az yemek olsa gerek...